|
Osmanlı Devleti'nin
bir parçası olan ve 1828 yılına kadar Türklerin
toprağı sayılan Ahıska, Osmanlı Rus savaşından sonra
Rusların eline geçmiş, bu bölgede yaşayan Türkler
Rusların egemenliği altında soykırımlara ve
sürgünlere maruz kalmışlardır. En ağır soykırım 15
Kasım 1944 yılında yaşanmış yaklaşık 120 bin
Ahıskalı sadece Türk ve Müslüman olduklarından
dolayı varlıklarına el koyularak silah zoru ile
Ahıska topraklarından sürülmüşlerdir. Bir buçuk ay
süren bu yolculukta hastalıktan, soğuktan ve
açlıktan 17 bini çocuk olmak üzere 30 bini ölmüştür.
Alman savaşına askeri eğitimsiz 40 bin genç mecburen
gönderilmiş, savaşta 25 bini hayatını kaybetmiş, 15
bini de kamplara gönderilmiştir. Sürgünün asıl
nedeni; 31 Temmuz 1944 tarihli 6279 sayılı gizli
yazısıyla Ahıska'da yaşayan Türklerin Türkiye
Türkleri gibi milli inanç ve düşünceye sahip
olduklarındandır. İkincisi bu bölge Türklerden
temizlemek isteyen Ermenilerin Moskova'ya yaptığı
baskılardandır.
İkinci
soykırım 1989'da Özbekistan'da KGB'nin
provokasyonları sonucu, Özbek Türkleri ile Ahıska
Türkleri arasında savaş çıkarıldı. 200'den fazla
insanın ölümü ile sonuçlanan binden fazla evin
yıkılması ve yakılması ile 100 binden fazla Ahıska
Türkü daha önce KGB'nin yapmış olduğu plan ile,
Rusya'nın terk edilmiş köylerine, her 50 Rus ailesi
içine bir Türk ailesi zorunlu olarak
yerleştirilmiştir. Amaç şu ana kadar sakladıkları
Türklüklerini öz benliklerini kaybettirmek. Asimle
etmek ve Rusya'nın bırakılmış köylerini
kalkınmasında büyük katkıları olacağı düşüncesinde.
Bugün de 1989 yılında Özbekistan olaylarından sonra
15 bine yakın Ahıskalı Rusya'nın Krasnadar Bölgesine
yerleşmişler, aradan 13 yıl geçmesine rağmen
vatandaşlığa kabul edilmemişlerdir. Sosyal haklardan
mahrum, hayat mücadelesini vermekte olan bu insanlar
Krasnadar valiliği tarafından Temizlik Operasyonu
altında ve o bölgede yaşayan Ermenilerin Moskova'ya
yaptığı baskılardan dolayı Ahıska Türklerinin
Krasnadar'dan çıkarılmasına, aksi takdirde yeni bir
soykırımın gerçekleşeceğinin haberlerini almaktayız.
Krasnadar'da 27 dilde konuşan millet var.
Yirmisekizincisi Ahıskalılar. Türkçe konuştukları
için Türklüklerine ve dillerine sadık kaldıkları
için öz benliklerini korudukları için bu bölgeden
çıkarılmak isteniyor. Bugün Krasnadar'da yapılacak
bir Türk soykırımı Rusya'nın diğer bölgelerinde
yaşayan Ahıskalıları da kapsayacağı büyük bir
ihtimaldir. O zaman insan sayısı 60 bini aşacaktır.
Bugün Rusya Federasyonu'nda yaşayan Ahıska
Türkleri'nin konusu çok vahim bir hal almıştır. Bir
Türk toplumunun 170 senedir çektiği ıstırap
karşısında, yıllardan beri görmezlikten,
duymazlıktan gelen bir tavra son verilmelidir. Bu
bir insanlık dramıdır. İnsan haklarına aykırıdır.
Türk toplumuna karşı yapılmış ve yapılmak istenen
bir soykırımdır. Bu insanların Amerika'ya gitmesi
Ahıska Türkleri'nin yok olmasıdır. Ahıska
probleminin ortadan kaldırılmasıdır. Milletimin
üstünde oynanan bir oyundur. Amerika Devleti
Ahıskalılar’ı sevseydi, Gürcistan Devleti'nden talep
eder ve Ahıskalılar’ı Ahıska'ya yerleştirirdi.
Ahıskalılar’ı iyi bilen bir Ahıskalı olarak
söyleyebilirim ki; Ahıskalılar Türklüksüz,
Türkiyesiz, ay yıldızlı bayraksız, vatansız ve
topraksız asla ve asla yapamazlar.
Ne yapılmalı?
1- Türk Devleti
Gürcistan Devleti'nden siyasi talepte bulunarak
Ahıska Türkleri'nin Ahıska topraklarına Türk olarak
yerleştirilmesini talep etmelidir.
2-Şu veya bu sebepten
Gürcistan'ın hatırını 500 bin Ahıskalı'dan dolayı
kıramıyorsa, o zaman 02.07.1992 tarihli 3835 sayılı
Ahıska Türkleri'nin Türkiye'ye Göç ve İskan Kanunu
tam olarak uygulanmalıdır. Bu kanun kapsamında Orta
Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde Devletin köy
kent projesi kapsamında köyler yapılıp yerleşimler
sağlanmalıdır.
Türklerin en
sahipsiz boyu, ama bilinç ve imanda en ileri
Türkler. Ay yıldızın en büyük sevdalıları,
Atatürk'ün en bilinçli aşıkları, Müslümanlığın en
derin takipçileri olan özbeöz Türk insanlarımıza
sahip çıkmamız gerekir. Bu gariban Türklere yapılan
haksızlıkları, sürgünleri ve soykırımları
durdurmamız gerekiyor. Üstümüze düşen Atatürkçülük,
milliyetçilik budur. Saygılarımla... |