Kenan EFEOĞLU

 

 

 

 

Ahıska Türkleri

Sürgününün 63. Yıldönümü

 

 

Osmanlı Devleti'nin bir parçası olan ve 1828 yılına kadar Türklerin toprağı sayılan Ahıska, Osmanlı Rus savaşından sonra Rusların eline geçmiş, bu bölgede yaşayan Türkler Rusların egemenliği altında soykırımlara ve sürgünlere maruz kalmışlardır. En ağır soykırım 15 Kasım 1944 yılında yaşanmış yaklaşık 120 bin Ahıskalı sadece Türk ve Müslüman olduklarından dolayı varlıklarına el koyularak silah zoru ile Ahıska topraklarından sürülmüşlerdir. Bir buçuk ay süren bu yolculukta hastalıktan, soğuktan ve açlıktan 17 bini çocuk olmak üzere 30 bini ölmüştür. Alman savaşına askeri eğitimsiz 40 bin genç mecburen gönderilmiş, savaşta 25 bini hayatını kaybetmiş, 15 bini de kamplara gönderilmiştir. Sürgünün asıl nedeni; 31 Temmuz 1944 tarihli 6279 sayılı gizli yazısıyla Ahıska'da yaşayan Türklerin Türkiye Türkleri gibi milli inanç ve düşünceye sahip olduklarındandır. İkincisi bu bölge Türklerden temizlemek isteyen Ermenilerin Moskova'ya yaptığı baskılardandır.

         İkinci soykırım 1989'da Özbekistan'da KGB'nin provokasyonları sonucu, Özbek Türkleri ile Ahıska Türkleri arasında savaş çıkarıldı. 200'den fazla insanın ölümü ile sonuçlanan binden fazla evin yıkılması ve yakılması ile 100 binden fazla Ahıska Türkü daha önce KGB'nin yapmış olduğu plan ile, Rusya'nın terk edilmiş köylerine, her 50 Rus ailesi içine bir Türk ailesi zorunlu olarak yerleştirilmiştir. Amaç şu ana kadar sakladıkları Türklüklerini öz benliklerini kaybettirmek. Asimle etmek ve Rusya'nın bırakılmış köylerini kalkınmasında büyük katkıları olacağı düşüncesinde. Bugün de 1989 yılında Özbekistan olaylarından sonra 15 bine yakın Ahıskalı Rusya'nın Krasnadar Bölgesine yerleşmişler, aradan 13 yıl geçmesine rağmen vatandaşlığa kabul edilmemişlerdir. Sosyal haklardan mahrum, hayat mücadelesini vermekte olan bu insanlar Krasnadar valiliği tarafından Temizlik Operasyonu altında ve o bölgede yaşayan Ermenilerin Moskova'ya yaptığı baskılardan dolayı Ahıska Türklerinin Krasnadar'dan çıkarılmasına, aksi takdirde yeni bir soykırımın gerçekleşeceğinin haberlerini almaktayız. Krasnadar'da 27 dilde konuşan millet var. Yirmisekizincisi Ahıskalılar. Türkçe konuştukları için Türklüklerine ve dillerine sadık kaldıkları için öz benliklerini korudukları için bu bölgeden çıkarılmak isteniyor. Bugün Krasnadar'da yapılacak bir Türk soykırımı Rusya'nın diğer bölgelerinde yaşayan Ahıskalıları da kapsayacağı büyük bir ihtimaldir. O zaman insan sayısı 60 bini aşacaktır. Bugün Rusya Federasyonu'nda yaşayan Ahıska Türkleri'nin konusu çok vahim bir hal almıştır. Bir Türk toplumunun 170 senedir çektiği ıstırap karşısında, yıllardan beri görmezlikten, duymazlıktan gelen bir tavra son verilmelidir. Bu bir insanlık dramıdır. İnsan haklarına aykırıdır. Türk toplumuna karşı yapılmış ve yapılmak istenen bir soykırımdır. Bu insanların Amerika'ya gitmesi Ahıska Türkleri'nin yok olmasıdır. Ahıska probleminin ortadan kaldırılmasıdır. Milletimin üstünde oynanan bir oyundur. Amerika Devleti Ahıskalılar’ı sevseydi, Gürcistan Devleti'nden talep eder ve Ahıskalılar’ı Ahıska'ya yerleştirirdi. Ahıskalılar’ı iyi bilen bir Ahıskalı olarak söyleyebilirim ki; Ahıskalılar Türklüksüz, Türkiyesiz, ay yıldızlı bayraksız, vatansız ve topraksız asla ve asla yapamazlar.

         Ne yapılmalı?

1- Türk Devleti Gürcistan Devleti'nden siyasi talepte bulunarak  Ahıska Türkleri'nin Ahıska topraklarına Türk olarak yerleştirilmesini talep etmelidir.

2-Şu veya bu sebepten Gürcistan'ın hatırını 500 bin Ahıskalı'dan dolayı kıramıyorsa, o zaman 02.07.1992 tarihli 3835 sayılı Ahıska Türkleri'nin Türkiye'ye Göç ve İskan Kanunu tam olarak uygulanmalıdır. Bu kanun kapsamında  Orta Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde Devletin köy kent projesi kapsamında köyler yapılıp yerleşimler sağlanmalıdır.

         Türklerin en sahipsiz boyu, ama bilinç ve imanda en ileri Türkler. Ay yıldızın en büyük sevdalıları, Atatürk'ün en bilinçli aşıkları, Müslümanlığın en derin takipçileri olan özbeöz Türk insanlarımıza sahip çıkmamız gerekir. Bu gariban Türklere yapılan haksızlıkları, sürgünleri ve soykırımları durdurmamız gerekiyor. Üstümüze düşen Atatürkçülük,  milliyetçilik  budur.  Saygılarımla...

Yazarın diğer yazıları için:

www.asilkan.org

  

 

 

  

  

  

Google

Copyrights (c) 2004  karun@karunpc.com   

www.karunpc.com