Dr Doğan DEMİRHAN

 

 

 

 

Fergana Olayları

 

 çö

Fergana olaylarında kaybeden herzamanki gibi Ahıska Türkleri oldu. İster 1944 Ahıska sürgünü, ister 1989 Özbekistan sürgünü, Ahıskalılara sadece ve sadece Türk oldukları için yapılmıştır. Yapılanlar insan haklarına aykırıdır. Yapılan haksızlıkları ve bugünkü sorunlarımızı, uluslararası platforma taşımamız gerekir. 

1944 yılında Ahıskadan sürülen Ahıska Türkleri Orta Asya ve Kazakistan Çöllerine yerleştirildiler. Mecburi göçe tabi tutulan bu insanlar bu çöl havasına, soğuğuna, insanlarına ve suyuna alışmak mecburiyetindeydiler. Alışamayanlar, soğuktan ve hastalıktan 10 binden fazla insan vefat etmişti. Sovyet Rejiminde sürgün hayatı geçiren Ahıskalılar hep dışlandılar, üçüncü sınıf statüsünde yaşam mücadelesi verdiler. Çalışkanlıkları, dürüstlükleri ile çok kısa zamanda, yerli halktan daha iyi yaşamaya başladılar. Kendilerine yapılan baskılara, haksızlıklara rağmen Türklüklerini, örf adetlerini ve geleneklerini korumaya çalıştılar. Gürcü, Göçmen, Kafkas, diyenlere karşı Türk olduklarını ispatlamak için çalıştılar, pasaportlarında Millet yazıldığı yere " TÜRK" diye yazdırdılar. Hükümet görevlileri Azeri, Özbek, yazmak istemelerine rağmen, Ahıskalılar; “Hayır biz Türküz ve Milletimizden asla vazgeçemeyiz” diye direndiler. Ahıskalılar hariç eski S.S.C.B de Türk diye resmen kabul edilen başka millet yoktur. Bu nedenledir ki; Ahıskalılar hiç sevilmediler ve devamlı KG B'nin takibi altındaydılar. Ahıska Türkleri Orta Asya ve Kazakistan'ın kendilerine hiçbir zaman vatan olmayacağının farkındaydılar. Bundan dolayıda kendi anavatanlarına Ahıskaya veya Türkiye'ye dönme mücadelesi veriyorlardı. Gürcistan buna hep direniyordu. Türklerin Ahıskaya yerleşmesine karşıydı. 45 Sene sürgün hayatı böyle geçti.1989 Sovyetler Birliği'nin son dönemlerinde Sovyet Rejimi'nin çökmesi sırasında Sovyetler Birliğini oluşturan Cumhuriyetler bağımsız bir Devlet olmak istiyorlardı. İlk Cumhuriyetlerden birisi de Gürcistan’dı. Ahıskalılar’ın Ahıska Topraklarına yerleşmesine sıcak bakmayan Moskova Ahıska Türkleri’nin meselesini Gürcistan'a baskı yapmak için alet olarak kullanmaya başladı. Moskova'nın ve K G B'nin bu ince hesapları Ermeniler’in de işine yaradı. Özbekistan'da çoğu Fergana Vilayeti’nde oturan Ahıska Türkleri arasında Ahıskaya dönme faaliyetleri güçlenmiştir. Son zamanlar 1986-89 Özbekistan'daki pamuk yetiştirmedeki yolsuzlukları hakında soruşturma yapmak için Moskova'dan gelen Ermeni asıllı savcı Gıdilyan- İvanov, binlerce Özbek asıllı insanları tutuklayıp ceza evlerine gönderdiler. Bu gelişmeler Özbekistan'daki toplum içinde azınlıklara karşı özellikle Ruslara ve Ermenilere karşı ayaklanmaya başladılar. Tabiki K G B durumu kontrol ediyordu ve gelişmelerden haberdardı. 9 Nisan 1989 da Tiflis ayaklanmasında Gürcü Milleti Rus ordusuna karşı isyan etti ve çatışmalar çıktı. Kızılordu, Sivil topluma karşı silah kullandı onlarca insan öldürüldü. Bu olayları örtbas etmek için Sovyet Birliğinin son Cumhurbaşkanı Gorbaçov Özbekistan Cumhurbaşkanı Kerimov ve K G B bir seneryo yazdılar ve uygulamaya başladılar.
1) Gürcistan Devletini zor durumda bırakmak için Ahıska Türklerini kullanmak,
2) Özbekistan'daki pamuk tarımındaki yapılan yolsuzlukları ortadan kaldırmak,
3) Özbekistan'daki azınlıklara karşı isyancı olan ve devleti suçlayan," BİRLİK" oluşumunu yok etmek,
4) Özbeklerin Rus düşmanlığını Ahıska Türkleri üzerine yönlendirmek, böylelikle iki Türk insanını birbirine düşman etmek.
Bu yazılan senaryo 1 Mayıs 1989'da uygulanmaya başlandı. K G B gizli çalışmaları sonucu Özbekler ile Ahıska Türkleri arasında çok kısa bir zamanda düşmanlık başladı. 45 Sene dostça, akrabaca yaşayan bu iki toplum arasındaki olumsuz gelişmeler Özbekleri ve Türkleri hayretler içinde bıraktı, heryerden Ahıskalılar tehtid edilmeye başlandılar, işten çıkarıldılar, sevilmeyen bir toplum haline geldiler. Alışveriş merkezlerinde, halkın yoğun olduğu yerlerde, Ahıska Türklerinin Özbek çocuklarına, kadınlarına yaptığı işkencelerin tablolarını ve “Türklere ölüm” pankartlarını asmaya başladılar. (Böyle birşeyin Ahıskalılar’ın yapacağına Özbek halkı inanmıyordu ama K G B bu konuda çok ısrarlıydı eğitimsiz, cahil insanlara bunu anlatmaya devam ediyordu.) Ahıskalılara artık süre veriliyordu Özbekistan'ı terk edeceksiniz diye Haziran 1989'da Ahıska Türkleri’nin yoğun olduğu Fergana Bölgesi’nde 14-20 yaşındaki gençlere uyuşturucu, bol miktarda alkol verildi, kırmızı işaret koyulan evlerin yakılmasına karşılık verenlerin öldürülmesine emir verildi. Fergana olayları böylelikle başlamış oldu ve çok hızlı şekilde diğer bölgelere sıçradı.
Binden fazla evin yakılıp yıkılması, 300'den fazla günahsız insanın ölümü, binlerce kadınlara, çocuklara ve yaşlılara yapılan işkenceler ile sonuçlanan bu dehşet verici olaylar Fergana Bölgesin’deki 20 bine yakın, Özbekistan'da 100 bine yakın insanın sürgünü ile sonuçlandı. 45 Sene Özbekistan'daki yaşamamız boşa gitti. Alın teri ile kuruş kuruş biriktirip yaptırdığımız evler yakıldı, yağmalandı. Mal, mülk, bağ, bahçe, herşeyi kaybettik. Canlarını kurtaran Ahıskalılar kendilerine bir yuva, bir ev edinmek için Özbekistan'ı terk etmek zorunda kaldılar. Merkezi Moskova'da olan basın ve haber kaynakları Rus askerlerini Ahıska Türkleri’nin kurtarıcısı olarak gösterdiler. Sanki Kızılordu olmasaydı, Ahıskalılar öldürülecekti. Böylelikle KGB tereyağından kıl çeker gibi sıyrılmış! oldu. Askeri uçaklar ile Rusya'nın Kursk, Belgorod, Tula, Smolensk vilayetlerine 70-80 Rus ailesi içine 3-5 Türk ailesi yerleştirildi. Rusya Devleti'nin özellikle bu beş vilayeti seçmesi, önceden hazırlanmıştı. Yerli halkın siz geçen sene gelecektiniz neden böyle geç kaldınız demeleri, senaryonun gerçek yazıldığını ortaya koydu. Olayları K G B'nin çok uzun süredir hazırladığı ve başarı ile sonuçlandığı gösteriyordu. Son olarak Ocak 1990'da Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te Ahıska Türkleri’ne yapılan saldırılar ve 100’e yakın evin yakılması Özbekistan Devleti'nin; “Biz sizlere güvence veremiyoruz, Özbekistan'ı terk edin” demesi, Özbek Devletinin’de bu senaryo içinde olduğunu gösteriyor. Böylece koskaca Sovyet Devleti bir avuç Ahıska Türkü'nün can ve mal güvencesini sağlayamadı mı? yoksa sağlamadı mı? Fergana olaylarından sonra kimlerin ne kazandığına bir bakalım:
Özbekistan ne kazandı; 1) Fergana'da nüfusun yoğun olduğu bölgede 20 bin insanın bölgeyi terk etmesiyle boşalan evlere ve iş yerlerine, ev ve toprak sorunu olan yerli Özbek halkının yerleşmesiyle Devletin Milleti ile barışmasını sağladı.
2) Özbelistan'da pamukta yapılan yosuzlular bu olaylar nedeniyle unutuldu ve kapatıldı.
3) Devlet yönetimini beğenmeyen "BİRLİK" partisi yetkilileri tutuklandı, cezalandırıldı, "BİRLİK" partisi dağıtıldı.
Rusya ne kazandı:
1) Özbekistan'daki azınlık statüsündeki Rusların Özbekler tarafından yaptırılacak mecburi göçünü durdurdu.
2) Rusya'nın bırakılmış, terk edilmiş köylerine insan gücünü götürdü, ( Ahıskalıları yerleştirerek tarıma yararlı topraklarda tarım ve hayvancılık yapmalarını sağlayıp, ucuz mahsül yetiştirip büyük şehirlere yerleşmiş Rus halkının geçimini sağladı.
3) Dillerine ve dinlerine çok düşkün olan bu Türk Toplumunu Rusların içine yerleştirerek asimile edip, Türk sorununu ortadan kaldırmak istedi.
Fergana olaylarında kaybeden herzamanki gibi Ahıska Türkleri oldu.
İster 1944 Ahıska sürgünü, ister 1989 Özbekistan sürgünü, Ahıskalılara sadece ve sadece Türk oldukları için yapılmıştır. Yapılanlar insan haklarına aykırıdır. Yapılan haksızlıkları ve bugünkü sorunlarımızı, uluslararası platforma taşımamız gerekir. Başta Türkiye Devleti olmak üzere, milli davalarımıza sahip çıkan kurum ve kuruluşlarla birlikte ABD ve Avrupa Ülkeleri Ankara Büyükelçiliklerine giderek, Birleşmiş Milletlere, Avrupa Parlamentosuna, Helsinki İnsan Hakları Komisyonuna, yazılı şekilde sorunları aktarmamız ve çözüm yollarına destek istememiz gerekiyor. Gürcistan'da ve Özbekistan'da mecburen terkettiğimiz ev, toprak, mülkiyetimizin geri iadesini, sürgün ve soykırım sebebçilerinin cezalandırılmasını talep ederim.

Yazarın diğer yazıları için:

www.asilkan.org

  

 

 

  

  

  

Google

Copyrights (c) 2004  karun@karunpc.com   

www.karunpc.com